Prostat kanserinde uygulanan ameliyata “radikal prostatektomi” denilir. Bu ameliyatta prostat bezi, kapsülüyle birlikte çıkartılır. Hedef, geride prostat dokusunun kalmamasıdır. Radikal prostatektomi, büyük ve riskli ameliyatlardan birisi olarak kabul edilir. Ameliyata bağlı ölüm riski %1 civarındadır. Ameliyat sonrasında ereksiyon sorunları, idrar kanalında tıkanma ve idrar tutamama görülebilir. Son yıllarda geliştirilen sinir koruyucu ameliyat teknikleri sayesinde penise giden ve prostatın hemen yan tarafından geçen sinirlere hasar vermeden prostat çıkartılabilmektedir. Bu nedenle ameliyat sonrası sertleşme sorunu da yaşanmayabilir.

Taş idrar yollarında mineral tuzlarının çökerek birikmesi sonucu oluşmaktadır. Taş genellikle böbreklerde oluşmaklar birlikte mesanede de oluşabilmektedir. Böbrekte taşın nasıl oluştuğu tam olarak bilinmemesine rağmen bir takım teoriler mevcuttur. Üriner sistem taş oluşumunda pek çok sebep mevcuttur. Genetik yatkınlık, beslenme ve coğrafi özelliklerde taş oluşum nedenlerindendir. Ülkemizde Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgesinde diğer bölgelere nazaran daha çok taş hastalığı görülmektedir.

Böbrek taşları genellikle kalsiyum oksalat, kalsiyum fostat, ürik asit taşları, magnezyum taşları ve sistin taşlarından oluşmaktadır. Genelllikle taşların belirtileri aynı olmasına rağmen taşların yaklaşık olarak %75 i kalsiyum taşlarıdır. Daha az sıklıkla fosfat ve ürik asit taşları görülür. Taşların analiz edilip cinsinin belirlenmesi taş tedavisinin planlanması, tekrarının önlenmesi ve diyet planlanması açısından çok önemlidir.

Bazı taş hastalıklarında taşın yeniden oluşumu veya oluşmuş taşın eritilmesi mümkündür. Fakat bu durum her taş cinsi için geçerli değildir. Yeni taş oluşumundan korunmak ve mevcut taşın eritilmesi için bazı kriterler mevcuttur.
Taşın cinsinin belirlenmesi (örneğin kalsiyum oksalat taşı, enfeksiyon taşı, ürik asit taşı ve sistin taşı gibi) tedavide ve tekrarın önlenmesinde önemli bir kriterdir. 

Taş düşürme sıklığı önemlidir. 10 yıl içinde sadece bir kez küçük bir taş düşüren hastada ayrıntılı bir analize pek gerek yoktur.  Ancak özellikle sık aralıklarla taş düşüren veya taş oluşturan hastalarda ayrıntılı analiz yapılması çok gereklidir.  

Böbrekleri sık sık taş yapan hastalarda  mutlaka taşın analizi ve ayrıca kan ve  idrarda metabolik analizlerin yapılması gereklidir.  Bu analizlerde taş oluşumuna yol açan ve düzeltilebilecek nedenler araştırılmaktadır. Örneğin bağırsaktan kalsiyum emilimi fazla ise buna göre diyet verilmelidir. Böbrekten kalsiyum atılımı fazla ise diyette kısıtlamaya gerek yoktur.  Her iki durumda da kalsiyum taşı olmasına rağmen birisine diyet kısıtlaması diğerine ise böbreğe etkili idrar söktürücü ilaç kullanılmaktadır. 

İdrarın PH sının değiştirilmesi  bile taşların taşların önlenmesinde ve eritilmesinde  etkilidir. Ayrıca paratiroid bezinin kötü çalışması şiddetli taş hastalığına sebep olmaktadır.  

Diyet  uygulanmasında ise dengeli beslenme, bol miktarda sıvı tüketimi, kırmızı etin ve tuz un kısıtlanması önemlidir. Ayrıca eşlik eden metabolik hastalıkların (diyabet, yüksek tansiyon..) kontrol altına alınması taş oluşum riskini azaltmaktadır.  

Tas oluşumunu engellemek için günde en az 2,5 litre idrar çıkaracak şekilde su tüketilmelidir. 

Bazı hastalar bira içmenin taş hastalığını önlediğini ve taş düşürmeyi kolaylaştırdığı gibi yanlış bir inanış içinde bize başvurmaktadır. 1970 li yıllarda Polonya da yapılan bir çalışmada daha çok bira ve tereyağı tüketenlerde daha az böbrek taşı olduğu saptanmış.  Ancak daha sonra yapılan hiçbir çalışmada bu bulgular doğrulanmamıştır.  Bu iddia bilimsel olarak doğru kabul
edilmemektedir. Doğrusu taşı olan hastaların bol su içmeleridir.

Süt ve süt ürünleri kalsiyumdan zengindir.  Taşların çok büyük bir kısmı da kalsiyum taşlarıdır. O halde kalsiyumu diyetten kısıtlarsak taş oluşumu azalır gibi bir düşünce  yanlıştır.  Kalsiyum taşlarının çok azı diyetteki kalsiyum ile ilgilidir. Kandaki kalsiyumun ana kaynağı kemiklerdir.  Diyetteki kalsiyum bazı özel durumlar dışında şiddetli olarak kısıtlanmaz. Bazı durumlarda kan kalsiyumu normal olsa bile kalsiyumun börekten fazla atılması taş oluşumunu arttırır.

Özellikle büyüme çağı ve menapoz sonrası osteoporoz riskinin çok olduğu durumlarda kalsiyum kısıtlaması zararlı bile olabilir. Ayrıca bazen diyetteki kalsiyum kısıtlaması diğer taş oluşumunu arttıran oksalatın bağırsaktan emilimini arttırabilir. Son yapılan Amerikan Üroloji Kongresinde kan kalsiyumunu  arttıran D vitaminin alınmasının sakıncası olmadığı belirtilmiştir. Osteoporoz hastalarında kişide taş olması halinde bile yemeklerle birlikte 1000 miligramı geçmemek kaydıyla kalsiyum kullanılabileceği bile söylenmektedir.

Üriner İnkontinans, halk arasında kontrolsüz olarak idrar kaçırma ya da idrar tutamama olarak tanımlanır. Uluslararası İnkontinans Derneği (ICS) miktarı ne olursa olsun her türlü istemsiz idrar kaçırma durumu üriner inkontinans olarak tanımlamıştır. İnsanoğlu idrar tutamayarak doğar ve büyüdükçe hijyenik faktörler başta olmak üzere toplumsal kurallar ve de sosyal hayat açısından kontrol etmeyi öğrenir. Yaşam süresi arttıkça buna bağlı olarak yaşlı nüfus da artış gözlenmektedir. Yaşlı nüfusun sosyal açıdan toplumla bütünleşebilmesi ve topluma uyum sağlaması, bunu başarabilmek için de kaliteli yaşaması ve yaşlanması oldukça önemlidir. Bu sebeple inkontinans sosyal hayattan kopma ya da yaşamı ev ile sınırlama nedeni olarak görülmemelidir; tam tersine insanlar yaşlılık dönemlerinde daha fazla toplumla bütünleşmelidir. 

Üriner inkontinans kadınlarda erkeklere oranla 3-4 kat daha fazla görülmektedir. Kadınlarda herhangi bir yaşta başlayabilir, aynı zamanda gebelik, doğum veya menopoz sonrası da görülebilir. Hem kadınlarda hem erkeklerde yaş ilerledikçe görülme sıklığı da artar. Şişmanlık (obezite), uzun süren kabızlık, astım, bronşit ve diyabet gibi rahatsızlıklar dışında, kronik hastalıklara bağlı olarak da görülür. 

  • İlerleyen Yaş: Menapoz oluşunca ve yaşın ilerlemesiyle ve östrojen hormonunun azalmasıyşa leğen kemiği içindeki mesane ve rahmi yerinde tutan destek dokular zayıflamakta ve idrar kaçırma, üriner inkontinans artmaktadır.
  • Doğum: Fazla sayıda doğum, iri bebek, doğumda vakum kullanılması gibi sebepler idrar kaçıran kadınlarda sıklıkla mevcuttur.
  • Fazla Kilolu Olmak, Obezite: Aşırı kilolularda karın içi basınç artmakta ve idrar kaçırma daha sık olmaktadır.
  • Kalıtımsal Sebepler: Bazı kadınların destek dokuları ve bağları doğumlarından itibaren zayıftır ve idrar kaçırmaya yatkındırlar.
  • Kabızlık: Ikınma, destek dokuları zayıflatmaktadır.
  • Sigara: Sigara içenlerde idrar kaçırma daha sık görülmektedir.
  • Kronik Hastalıklar: Astım, bronşit, diyabet, kas hastalıkları ve omurganın kaza sonucu travması risk faktörüdür.

Ereksiyon (sertleşme) fiziksel, hormonal ve psikolojik faktörlerin etkisiyle ortaya çıkan bir süreçtir. Penisin içerisinde yer alan süngerimsi ve elastik doku, cinsel uyarılma sonucu kan ile dolmaya başlar ve penisin ereksiyonu gerçekleşir. Bu süngerimsi dokunun etrafında yer alan sinirler ereksiyon sırasında kan damarlarının genişlemesine yol açar. Bütün bu süreç erkek hormonu olarak bilinen testosteron tarafından kontrol edilir.

Mesane, böbrekten oluşan idrarın depolandığı kasılabilme özelliği olan içi boş bir organdır. Mesane kanseri en sık mesane iç yüzeyini döşeyen (değişici epitel) hücrelerden kaynaklanmaktadır.

Mesane kanseri ABD de dördüncü, Avrupada ise beşinci sıklıkta görülen kanser çeşididir. Mesane tümörü erkeklerde kadınlardan 3 kat daha sık görülür.

Tümör durdurucu genlerin baskılanması sonucu mesane kanseri geliştiği düşünülmektedir. Bazı mesleklerde kullanılan kanserojen maddelerde kansere neden olabilmektedir. Örneğin baca temizleyicilerde, plastik ve lastik sanayi çalışanlarında mesane kanseri daha sık görülmektedir. Ayrıca sigara içenlerde içmeyenlere oranla 4 kat daha fazla görülmektedir.

İyi huylu prostat büyümesi (BPH) genişlemiş bir prostat için kullanılan tıbbi bir terimdir, prostat büyüklüğünde kanserden kaynaklanmayan bir artış anlamına gelir. İyi huylu prostat büyümesi 50 yaşın üzerindeki erkeklerde sıklıkla görülür. İdrar yaparken zayıf akış, mesanenin tamamen boşaltılamadığı hissi, idrara çıkma zorluğu, özellikle geceleri daha sık idrara çıkma ihtiyacı ve idrara çıkmak için ani bir dürtü BPH belirtileri arasında sayılabilir. Ancak aynı sorunu yaşayan bazı erkeklerde ise hiç bir semptom görülmeyebilir.

Prostat kanserinin nasıl önleneceği bilinmiyor ancak sağlıklı bir kiloda kalmak önemlidir. Fazla kilo agresif veya ileri prostat kanseri teşhisi riskini artırabilir. Dengeli bir beslenme düzeni ve fiziksel olarak aktif kalmak sağlıklı bir kiloda kalınmasına ve prostat kanserini önlemeye yardımcı olabilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı aynı zamanda kişinin genel refahını arttırır ve tip 2 diyabet, kalp hastalığı ve diğer kanser türleri gibi diğer sağlık sorunların da yaşanma riskini azaltabilir.

Prostat kanseri, prostatın hemen dışındaki bölgelere veya vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Küçük prostat kanseri hücreleri prostattan vücudun diğer bölgelerine kan akımı veya lenfatik sistem yoluyla geçtiğinde yayılma gerçekleşir. Prostat kanseri genel olarak kemiklere yayılsa da vücudun herhangi bir yerine yayılabilir. Prostat kanserinin yayıldığı diğer bir yaygın yer de lenf bezleridir. Lenf bezleri lenfatik sisteminizin bir parçasıdır ve bazıları prostatın hemen yanında bulunur.

Sünnet genellikle doğumdan 2 veya 3 gün sonra bebek hastaneden ayrılmadan önce yapılır. Erkek bebeklerin çoğu doğumdan sonraki 2 gün içinde sünnet edilebilirken bebeğin erken ya da penisinde bir problemle doğması veya kanama problemleri yaşanması gibi durumlarda sünnet mümkün olmayabilir.

Sünnetin yenidoğan döneminde yapılması bebekler çok daha hızlı bir iyileşme süresi geçirdiği için ve ileri yaşlarda yapıldığında yaşanacak psikolojik sorunların önüne geçileceğinden tercih edilmektedir. Daha büyük çocuklarda hücre yenileme kapasitesi daha düşüktür ve kanama görülme riski artar.

Sünnetli bebeklerin idrar yolu enfeksiyonu ve penis kanseri yaşama riski sünnet olmamış bebeklere kıyasla daha düşüktür. Ayrıca bazı araştırmalar sünnetin HIV ve cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklara yakalanma riskini %60 azaltmakta olduğunu kanıtlamaktadır.

Sünnet işlemi sonrasında bölgeyi korumak için yaranın üzerine bir bandaj yerleştirilir. 2 ila 3 hafta boyunca bölgede şişlik ve idrara çıkmada zorluk yaşanabilir. Banyo yaptırılırken dikkatli olunmalı ve bölge ılık suyla temiz tutulmalıdır. Penis ucunda kırmızılık ve az miktarda sarı renkli sıvı görülebilir, bu durum genellikle normaldir. Çoğu zaman cilt 7 ila 10 gün içinde iyileşir.

Böbrek kanseri cerrahisi sonrası alınan parçalar patoloji bölümümüze gönderilir. Patologlar alınan parçanın kanserli olup olmadığını tespit etmek ya da ne tür böbrek kanseri türü olduğunu anlamak için değerlendirir. Ayrıca hücreler incelenerek kanserin hangi derecede olduğu değerlendirilir. Tümörün büyüklüğü ve böbreğin yanındaki çevre dokuları ne kadar etkilediği de kanserin derecesini belirler.

Testis kanserinin ameliyat ile tedavisinde cerrahın amacı tümörü çıkarmaktır.  Bu işlem testislerden birinin veya her ikisinin çıkarılmasını gerektirebilir. Her iki testis çıkarılırsa erkek sperm üretemez ve kısırlık görülür. İşlem bazı durumlarda karın arkasındaki lenf bezlerinin de çıkarılmasını kapsayabilir. Cerrahi işlem testis kanseri tedavisinde neredeyse her zaman ilk adımdır.

Radyasyon tedavisinde kanser hücrelerini öldürmek için X ışınları kullanılır. Testis kanserinde radyasyonun amacı genellikle lenf bezlerine yayılmış kanser hücrelerini öldürmektir. Kemoterapi ise kanseri yenmek için ilaç kullanır. Testis kanserinde tümörü küçültmek için ameliyattan önce veya tüm kanser hücrelerinin gittiğinden emin olmak için ameliyat sonrası kemoterapiye başvurulur.

Laparoskopik böbrek kanseri ameliyatına böbreklerin sağlıklı kısmına zarar vermeden tümörleri çıkarmak için başvurulur. Geleneksel açık cerrahi ile karşılaştırıldığında hastalara daha az rahatsızlık ve geleneksel cerrahi ile eşdeğer sonuçlar veren kesi içermeyen bir tekniktir. Kişiye ameliyat sonrası daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi ve günlük yaşama daha kısa sürede dönme gibi avantajlar sunar.

Whatsapp Hattı